5 Şubat 2017

Kuran’ın Türkçe tercüme faaliyetleri 11. asırda başlamıştı

Karahanlı döneminden kalma Büyük Minare

Kuran’ın Türkçe tercüme faaliyetleri 11. asırda başlamıştı


Türkler'in Kuran'ı Türkçeleştirme çalışmaları bundan yaklaşık 10 asır önceye, Türkler'in toplu hale müslüman olmaya başladığı 11. yüzyıla kadar gittiğini biliyor muyuz ?

Müslüman olan toplumlar İslamiyet’i kabul ettikten sonra bununla kalmamış, Arapça olan Kuran’ı sıradan halkın da anlaması için kendi dillerine çeviri işlerine girişmiş, halkın da anlayabileceği şekilde çevirileri yaptırılmıştır.

Kuran’ın bilinen ilk tercümesi Samanoğulları’ndan Emir Mansur b. Nuh zamanında, Cerir-i Taberi’nin aslen Arapça olan Kuran tefsirinin Farsça tercümesi yapılırken bu tefsir içerisindeki Kuran metninin de satır arası olarak Farsça’ya tercüme edilmesi ile yapılmıştır.




İtikat geçmişimiz pek kabarık


Türkler olarak bize yeni gelen şeylere pek bir meraklı olmuşuzdur. Bu din konusunda da değişmemiş, girmediğimiz, inanmadığımız din neredeyse kalmamıştır. Hepsinden önce Gök Tanrı inancı, özellikle Göktürkler döneminde büyük etkisinde kaldığımız Budizm ve Maniheizm, Hristiyanlık, Musevilik ve en nihayetinde İslam olmak üzere neredeyse her inanca kıyısından köşesinden de olsa bir şekilde mutlaka bulaşmaktan da geri kalmadık.

İlk matbu Türkçe Kuran: Tefsir-i Tibyân

Halkın anlaması gerek


Kitap sahibi dediğimiz dinler arasında bilindiği kadarıyla Musevilik için bir tercüme çalışması (en azından şuana kadar karşılaşmadım) yapılmaması dışında İncil ve Kuran’ın Türkçeye tercümeleri sanılanın aksine çok erken tarihlerden itibaren yapılmakta idi. Şuan kitap olarak elimizde olmasa dahi, daha sonraki dönemlerde yazılmış kitaplarda adı geçen ve yapılan atıflardan bilindiği kadarıyla Bizans ile münasebetlerin arttığı Batı Göktürk zamanında bir İncil tercümesi yapıldığı bilinmekte. Kuran için de durum değişmemiş, toplu olarak müslüman olmaya başladığımız 10. yüzyıldan itibaren Kuran’ı Türkçe’ye tercüme etme gayretlerinin başladığı bilinmektedir.

Dönemlere göre Kuran’ın Türkçeye tercümeleri


Osmanlı döneminde de birkaç kez denemesi yapılmış Türkçe Kuran çalışmaları, ilk kez Karahanlı döneminde yapılmıştır. Satır arası yahut satır altı denen bu tercüme çalışmalarına ait nüshalar, Türk İslam Eserleri Müzesi dahil olmak üzere Londra ve St. Petersburg'daki birçok müzede daha bulunmaktadır.

İlk Türkçe tercümeler Karahanlı Türkçesi ile yapılmış, Harezm Türkçesi, erken Anadolu Türkçesi, Osmanlı dönemi Anadolu Türkçesi ve Cumhuriyet dönemi Türkçesi gibi tarihin her döneminde onlarca farklı çeviri yapılmıştır. Her döneme ait farklı metin örnekleri vermek yazıyı çok uzatacağından, Arzu ÇİFTOĞLU ÇABUK’un KUR’AN-I KERİM’İN TÜRKÇE TERCÜMELERİNDE BESMELE adlı çalışmasından bazı örnekler vermek istiyorum.

Karahan

Elhamdülillahi Rabbil alemin: Ögdi alemleridisi Tengrike (Günümüz Türkçesi ile ögdi: övgü, idisi: sahibi, Tengrike: Tanrıya)
Fatiha Suresi’nin başında yer alan besleme: Törütkenimiz bir Ugan İḍi atı birlé bagırsaḳ kamug tınlıglarḳa rûzî berigli kamug mu’minlerni yarlıkagan. (Burada Allah, Ugan kelimesi ile tercüme edilmiştir)
Londra Rylands nüshasındaki Bakara Suresi’nin başındaki besleme: Başladım Tangrı atı birle üküş rahmetlig ulaşu yarlıkagan şeklinde tercüme edilmiştir.

Harezm

En genel kullanılan besmele şekli: Tangrı atı birle başlayur men; üküş rahmetlig, rahmeti lâzım
Enfal Suresi: Âgâz kıldım Tangrı atı birle; dünyâda yarlıkagan, ol cihânda yarlıkagan
Neml Suresi: Tangrınıng atı birle başlayur men; üküş rahmetlig, rahmeti lâzım
Ali İmran ve Nisa Sureleri: Tengri atı birle başlayur men, üküş rahmetlig, rahmeti lazım

Erken dönem Anadolu

Vücûd ve hayât bekâ ve ihsân idici ve havfdan muhâfaza idici Allâhıñ ism‐i şerîfiyle tilâvet‐i Kur’âna başlarım
Fatiha Suresi: Tanrı adıyla yani başların yâ okırın; gey rahmat kılıcı, rahmat kılıcı
Neml Suresi: Tanrı adıyla rûzî virici, rahmet kılıcı

Cumhuriyet döneminde ilk Kuran'ın Türkçe okunmaya
başlandığı günlerden bir gazete küpürü

Osmanlı dönemi

1699’da yapılmış bir tefsir tercümesindeki bütün besmeleler: Rahman Rahim Allah adiyle olarak çevrilmiştir.
19. yüzyılda yapılmış başka bir Türkçe tefsir çevirisinde ise benzer şekilde: Rahman ve rahim olan Allah’ın ismiyle okurum şeklinde çevrilmiştir.

Not: Yazıyı daha da uzatmamak adına detay verilmemiş, farklı tarihe ait, farklı kişiler tarafından yazılmış, farklı nüshalardan örnekler alınmıştır.




Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Tavsiye Edilen Sayfalar