3 Eylül 2016

Türk heykelleri, balballar arasında bir ilk: savaşçı kadın balbalı

Türk heykelleri, balballar arasında bir ilk: savaşçı kadın balbalı

Orta Asya'dan çeşitli balbal örnekleri
Hem milattan önce hem milattan sonrası tarihlere ait, 40-50 santimden başlayarak 2 metre civarına kadar çıkabilen büyüklükte ve Türkler'in gittiği neredeyse her bölgede bu "heykellere" rastlanmaktadır.
Altay bölgesinden Moğolistan'a, Ukrayna'dan günümüz Türkiye'sine kadar birçok bölgede görebileceğiniz balbalların yapılış ve dikiliş sebepleri her zaman tartışmalı olsa da genel olarak iki sebep kabul görmektedir. Öldürülen düşman başına dikilenler ve ölen kişi için dikilen bir nevi mezar taşı olarak dikilenler.

Erkek balbal örnekleri


Daha önce duyduğum fakat detaylarını araştırma fırsatı bulamadığım bir konunun detaylarıyla ilgili, tarihçi bir dostumun Gazi Üniversitesi Türkiyat Araştırma Dergisi'nde yayınlanmış Alpaslan Aşık'ın bir makalesinden bahsetmesi ile haberdar oldum ve ilgimi cezbetti.
Maalesef Türkiye olarak Orta Asya'daki çalışmalar hakkında çok bilgi sahibi değiliz, kendi tarihimiz hakkında bu çevrede bilinen birkaç kişi hakkında doğru düzgün kurumsal bir çalışmamız olmadığı gibi ilgimiz de olmadığından orada ne olup bittiğine ilişkin de şu son zamanlarda ufak tefek gelen bilgi kırıntıları ile yetinmek durumunda kalıyoruz. 
İslamiyet öncesi Türk tarihi alanında uzun süre Ruslar tarafından çalışma yapılmış olup bir süredir de Kazaklar'ın konuya sahip çıkmasıyla beraber Moğolistan ve Kırgızistan'ın da katıldığı ciddi arkeolojik çalışmalar neticesinde hiç bilinmeyen yeni bilgiler ve bulgular elde edilmekte ve bizden de maalesef bir elin parmağını geçmeyecek sayıda akademisyen kendi gayretleri dahilinde bu çalışmalara katılmaktalar ve biz de bu sayede haberdar olmaktayız zira hem daha önce yapılan çalışmalar, hem şuan yapılan çalışmaların büyük kısmı yani bu alandaki literatürün neredeyse tamamı Rusça olduğundan bu konuya uzak kalmaktayız.
İşte yine böyle çalışmalardan birisi ile oldukça ilginç bir keşif yapıldı. 
Şuana kadar bizim bildiğimiz balbalların büyük kısmı erkeklerden ve ufa bir kısmı da kadınlardan oluşuyordu. Erkek balballarının bir ufak bir kısmı sivil şekilde tasvir edilmiş olsa da tamamına yakını savaşçı şeklinde yani kiminin elinde kılıç tutarken kiminin de elinde bir kadeh, belinde bir kılıç şeklinde tasvir edilmiş iken kadınlar ise genellikle elinde bir müzik aleti, çiçek yahut kadeh tutar şekilde tasvir edilmiştir. Burada söz konusu olan balbalda ise ilk defa bir kadın, elinde kupa benzeri bir bardak tutarken beline kılıç kuşanmış şekilde tasvir edilmiş olarak bulundu.

Tuura Suu Balbalı


Isık Göl bölgesindeki Tuura Suu yahut Ha-Tepe köyü (Ha Tepe şehir kalıntıları) civarında yapılan bir kazı çalışması sırasında bulunmuş bu bahsi geçen balbal. Boyu 198 cm yani neredeyse 2 metre boyu ile gayet büyük olması ile zaten standartların dışında olan bu balbal, fiziki özellikleri ile de diğer balballara göre büyük farklar içermektedir.

Başındaki ilginç başlıktan, önden bakıldığında ters "v" şeklinde iki ayrılıp sırtına kadar inen saçlarından, gerilmiş yay gibi gösterilen kaşlarından, geniş bir badem gibi oyulmuş gözlerine ve elinde tuttuğu kadehi serçe parmağı kadehin altına gelecek şekilde olan ilginç tutuş şekline kadar tam bir kadın tasviri olarak gözükmekte olup bulunduğu bölge itibariyle ve yüzünün batıya dönük olması sebebiyle de önemli bir kişi için yapılmış olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir zira öldürülen düşmanlar için yapılmış balballar genellikle bu kadar ayrıntı içermemektedir.

Diğer balballardan ve arkeolojik çalışmalardan anlaşıldığı üzere, eski Türkler'de başlık ve kemer süslerinin o kişinin toplum içerisindeki pozisyonunu gösterdiği anlaşılmaktadır. 
Bu savaşçı kadın balbalının da gerek ince işçilik ile işlenmiş başlığı, gerek de vücuduna göre daha ince olan (42cm) belindeki kemerin üzerindeki detaylı kemer süsleri ve tabiki belinde de bir kılıç taşıyor olması, bu balbal ile anlatılmak istenen kadın savaşçının da önemli bir pozisyona sahip olduğu göstermektedir. Zira buradaki en önemli bulgulardan biri de kemerinde kılıcı eliyle tutmuyor olmasıdır. Şimdiye kadar bulunan ve kılıç sahibi olan balballarda tek el kadehi tutarken diğer elde ise kılıç tutar şekilde tasvir edilmiş iken Tuura Suu balbalında ise bu durum yoktur. 
Bir diğer önemli gösterge ise kadın balballarının neredeyse tamamı "Umay Ana" tasviriymiş gibi durması zira elinde ister çiçek ister müzik aleti ister kap yahut kadeh olsun hepsini iki elle tutuyor olmasıdır. Bu balbalda ise yine iki eliyle kadehi tutmaktadır fakat çok önemli bir fark olarak belinde bir kılıç taşımaktadır.


Bahsi geçen Tuura Suu Balbalı

Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Tavsiye Edilen Sayfalar