20 Haziran 2016

İstanbul kuşatması ve fethi için resmi savaş sebebi neydi ?

İstanbul kuşatması ve fethi için resmi savaş sebebi neydi ?

Şehir surlarından geçen Fatih Sultan Mehmet

Hepimiz fethi biliyoruz, üzerinde çokça tartışmalar döndü ve herkes fethi anlattı. Fakat fethe sebep olan savaşın yani Fatih'in, Bizans'a karşı savaş ilan etmesinin resmi sebebini kaçımız biliyor ?

2. Mehmed, tahta ilk çıktığında karşılaştığı olaylar sebebiyle zaten aklına bazı şeyleri koymuştu fakat ikinci defa tahta çıktıktan sonra karşılaştığı kargaşa ortamını çözmesi ve gücünü yani otoritesini tam olarak ortaya koymak ve tüm bu karışıklık kargaşa ortamını çözebilmek için çok büyük bir iş yapması gerektiğini biliyordu ve bunun da İstanbul'u alarak yapabileceğini anlamıştı. Bu sebepten dolayı Karaman seferini bitirip oradan döner dönmez Anadolu Hisarı karşısına bir kale yapılması emrini verdi.
Zaten durumun onlar için kötüye gittiğinin farkında olan ve git gide daralan kuşatmanın etkisinden biraz olsun kurtulmak isteyen Bizans da bu kale inşaatını durdurmak istedi ve buna karşılık olarak da uzun zamandır İstanbul'da bulunan şehzade Orhan'ı ellerinde tutmak için istedikleri paradan vazgeçmeye hazır olduklarını bildirmesine karşılık 2. Mehmed ise, babası 2. Murad'ın 1444'deki Varna Savaşı'na giderken geçişlerine Bizans'ın engel olduğunu ve bu sebepten de Rumeli tarafına bir kale yapılmasına ahdettiğini söyleyerek bu talebi reddetti. Dönemin Bizans imparatoru Konstantin buna karşılık savaş açmak isteyip bunu önerse de kimse kabul etmeyip desteklemedi ve sonucunda da Rumeli Hisarı yapılmış oldu.

Fetih kutlamalarından bir bölüm

Herşey 2 koyun 3 kuzu yüzünden


Rumeli Hisarı'nın inşaatı hızla devam ediyordu. Üç burçlu yapılması planlanan hisarın burçları Saruca, Çandarlı Halil ve Zağanos Paşalar tarafından yaptırılırken geri kalan yerler ile duvar da padişah tarafından yaptırılıyor ve binlerce kişi bu inşaatta çalışıyordu.
İnşaat sırasında, zaten politik olarak zor durumda olan Bizans ses çıkaramayarak belki de kendilerinin sonunu getirmede önemli rol oynayacağını bilmelerine rağmen bu hisarın inşaatını seyrediyorlardı. Hatta seyretmenin yanısıra istemeden de olsa yardım ediyorlardı. Örneğin, Osmanlı askerlerine o bölgedeki köylerden yiyecek gönderiliyor, Osmanlı askerleri sorunsunz biçimde İstanbul'a gidip gelip rahatça gezebiliyor hatta hisar inşaatı için gerekli olan malzemelerin bir kısmı da boğazdaki bazı eski binaların harabelerinden karşılanıyordu. Hatta ve hatta imparator Konstantin, 2. Mehmed'den o bölgede yaşayan Rumlar'ın köylerini ve ekili alanlarını korumak için asker bile talep etmiş ve bunun karşılığında bir miktar asker sevkedilmişti. Fakat o askerlerin oradaki asıl bulunma sebebiyse Türk atları otlamak için Rumlar'ın alanına girdiğinde köylülerin atları rahatsız edip kovmalarına engel olmalarıydı ki bu sebepten de zaman zaman hır çıktığı da olmuştur.

1452 yazında hisarın inşaatı tamamlanmış ve İstanbul'un karşısında, boğazın diğer yakasında Boğazkesen yani Rumeli Hisarı yükselmişti. Bunun üzerine de padişah Edirne'ye hakaret etmiş ve orada aylardır çok yoğun şekilde çalışmış ve artık iyice yorulmuş olan askerlerine de izin vermişti.

Yine 1452 yazının Ağustos ayında, izinli olan bir grup asker de Beşiktaş ile Kağıthane arasında kalan Kanlıkavak denen yerde bir grup Bizanslı çobana rastlar ve onlardan çoban satın almak isterler. Çobanlar ise bu talebi reddeder ve koyunları satmazlar. Bunun üzerine bir tartışma başlar ve ilk başta laf dalaşı olarak başlayan bu tartışma, kısa süre içinde karşılıklı olarak kılıçların ve bıçakların çekilmesi ile oldukça büyük bir çatışma dönüşür ve iki taraftan da birçok yaralanan olduğu gibi birkaç koyun da o arada telef olur. Olay asıl karargah tarafından da işitilir ve daha büyük bir kuvvet gönderilerek bu kavga yatıştırılır fakat bu çatışma haberi İstanbul'a kadar da ulaşır ve Bizans tarafından büyük bir süvari ile piyade kuvveti gönderilir. Gönderilen bu süvari ve piyade kuvvetleri de Türk askerine saldırıp büyük kısmını şehit edip bir kısmını da esir olarak yanlarına alırlar.

Bu son yaşanan büyük çatışma üzerine imparator Konstantin, şehrin tüm kapılarını kapattırır ve o dönem şehirde dolaşan olaylardan habersiz olan Türkler'i de hapse attırır. Bir süre sonra işin artık çok ciddi bir hale geldiğini görüp hapse attırdığı askerleri serbest bırakmış olsa da artık iş işten geçmiş ve bu olay sonrasında Bizans'ın sonunu getiren hadiseler başlar.
Osmanlı ordusu
Bu olayları aktaran Osmanlı tarihçileri de, Bizanslılar'ın kendi çobanlarına yardım etmek isterken Osmanlı'ya ihanet ettikleri ve bu yüzden de savaşın çıktığını yazarlar.
Tüm bu olaylar sonrasında, hapistekileri serbest bırakan imparator da, 2. Mehmed'e bir elçi gönderir ve yaşanan olaylar sebebiyle özür diler fakat 2. Mehmed, bu hadiselerin aralarındaki dostluğu bozduğunu ve bundan dolayı ya İstanbul'u teslim etmelerini ya da savaşa hazır olmalarını talep eder ve bu şekilde de savaş başlamış olur.

İbn Kemal'in Tevarih-i Al-i Osman'ının yedinci cildinde ve Tursun Bey'in yazdığı Tarih-i Ebu'l Feth kitaplarında savaş sebebi olarak anlatılan hadise bu şekilde geçmekte fakat aynı dönem yaşamış olan ve fethin tanıklarından olan Bizanslı tarihçi Dukas'ın tarihinde olay biraz farklı biçimde yer alır.

Türk'ün tarih yazmasındaki en büyük yardımcı: at


Henüz Rumeli Hisarı'nın inşaasının devam ettiği günlerde, orduya katılmak üzere 2. Mehmed'in eniştesi İsfendiyaroğlu da İstanbul önlerine kadar geldi ve Silivri taraflarında askeriyle birlikte konakladı.
Askerlerinin atları da bu bölgedeki ekili alanlara girerek ekinlere zarar vermesi üzerine askerler ile köylüler arasında münakaşa başladı ve orada atlara vurarak kovmaya çalışan bir köylü, seyis tarafından fena şekilde dövüldü. Bu olay üzerine de o köylünün akrabaları silahlanarak askerlere saldırdı ve iki taraftan da çokça kişi öldü. Bu haber padişaha ulaştığında ise, 2. Mehmed köylülerin cezalandırılmasını emretti fakat haber İstanbul'a da ulaştığından şehrin kapıları kapatılıp şehirdeki Türkler de hapse atıldılar.
İmparator, sonradan pişman olup özür dileyip esirleri serbest bırakmış olsa da iş işten geçmiş ve Fatih, Bizans'a savaş ilan etmiştir.


Yani sebebi ister at olsun ister koyun olsun, ufacık bir kavga büyüyerek bir nevi kan davasına dönüşmüş ve sonunda da İstanbul'un fethine yol açmıştır...
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Tavsiye Edilen Sayfalar