14 Mayıs 2016

Yatağan ile ilgili - kendime not

Çeşitli kaynakları okurken arada denk geliyor ve önemli olduğundan unutmamak adına hele ki araştırdığım yatağan ile ilgili olarak rastladığım bir bilgiyi buraya kaydediyorum ve ileride yine başka bir yerde rastladığım bu tarz bir bilgi olursa bu kayıt güncellenecektir.


17. yüzyıl: İngiliz seyyah Henry Blunt 1634'te sefere çıkan orduda gördüklerini yazıyor ve özellikle ağır süvariyi anlatıyor:

Bazıları yürüyen cephane gibidir. Önce kuşaklarında üç veya dört pistol ve sonra her iki yanında birer bıçak vardır. Biri benimki kadar uzun kılıç ve diğeri bir adım uzunluğundadır bunlar paltosuna iliştirilmiştir. Omuzunda bir tüfek, bacağının üst kısmında hançer, eyerinin bir yanında bir petronell, diğer yanında ya küçük bir balta veya Macar gürzü veya her ikisi ve sırtında oklar ile yay asılıdır.


Not: O tarihlerde Osmanlı henüz düz kılıç kullanmaya başlamamıştı ve tasvir tam göremediğinden düzgün anlatamamış olsa da her iki yanında birer bıçak vardır demesi çok önemlidir zira yatağan kısa kılıçtır ama teknik olarak kılıç kabul edilmez, bıçak veya hançer sınıfına girer. Bunu da anladığımız nokta, barış zamanında askerin şehirde kılıç ile dolaşması yasaktır fakat hepsinin belinde yatağan durmaktadır. Ayrıca yatağan çift kullanılır ve tüm tasvirlerde beldeki kuşağın yan tarafına birer tane yani çift olarak takılı durmaktadır.
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Tavsiye Edilen Sayfalar