15 Mayıs 2016

İlk dönem Osmanlılar nasıl göçerdi

İlk dönem Osmanlılar nasıl göçerdi

Osman Gazi


Malum, Osmanlılar da büyüyüp yerleşik bir devlet halini alana kadar eski Türk geleneğine göre yaz ve kış mevsimlerinde yaylak ve kışlakları arasında göçerlerdi.

Erdungrıl (Ertuğrul) Gazi'nin Anadolu'ya nasıl geldiğine dair birçok rivayet vardır ve Aşıkpaşazade en doğrusunun kendisininki olduğunu söyledikten sonra şöyle anlatır:

Erdungrıl Gazi bunu işitti ki Selçuk Hanedanı neslinden Sultan Alaaddin, Acem'den Rum'a gelip padişah oldu: "Öyleyse bize dahi vacib oldu ki erin kadri, kıymeti bilinir memlekete gidelim, biz de gaza edelim." dedi.

Ertuğrul Gazi'nin üç oğlu vardı Gündüz Alp, Osman ve Saru Yatı veya bilindik adıyla Savcı Bey. Ertuğrul Gazi önderliğinde üç oğluyla birlikte Anadolu içlerine ilerleyip Hısnımansur iline gelirler (bugünkü Adıyaman).
Gelmelerinden sonra bahsedilene göre Ertuğrul Gazi, oğlu Saru Yatı'yı Sultan Alaaddin'e elçi olarak gönderir ve ondan yurt talep eder ve yine Aşıkpaşazade'ye göre şu şekilde demiştir; "Bize de yurt gösterin. Vuralım Gaza edelim".
Bunun üzerine Sultan bu habere sevinir ve Sultan Önü ile Karaca Hisar (Afyon) tekfurları kendisine muti olup haraç verdiğinden onlara Domaniç Dağı'nı ve Ermeni Beli'ni yayla olarak onlara verdi.

Ertuğrul Gazi zamanında pek savaş olmayıp geçtikten sonra Osman Gazi döneminde ise Bizans tekfurları ile o dönem iyi ilişkiler kurulmuş ama Germiyan beyliği ile sorunlar yaşanıyordu zira Germiyanlılar bu Kara Hisar ve Bilecik iline zaman zaman gelip yağma ederlerdi ki bu da Osmanlı beyliği için sorun teşkil ediyordu. Bu sebeple de Osman Gazi, Germiyan'ı düşman bellemiştir.

Yine her sene yaylağa ve kışlağa gitmek gerektiğinden ve gidip gelinen yerler ve oradaki mallar sabit olduğundan herşeyi bırakıp gitmek hem arkasındaki Germiyanlılar'dan dolayı hem de o dönem İnegöl'de Aya Nikola adlı birisinin sürekli olarak kendilerini taciz etmesinden dolayı sonunda araları bir anlamda da mecburiyetten iyi olan Bilecik tekfuruna durumu şikayet etmiş ve sonunda anlaşıldığı üzere her kışlağa ve yaylağa gidildiğinde bütün göç eşyalarını göç edecekleri vakit öküzlere yükleyerek Bizans tekfuruna emanet ederler ve geri döndüklerinde eksiksiz olarak onlardan teslim alırlardı.

Yani, bir dönem asıl düşmanımız olması gereken adamlara mallarımızı emanet edip döndüğümüzde de yine onlardan teslim almışız.
Özellikle ilk dönemdeki Bizans Osmanlı ilişkileri bana göre gayet ilginçtir hatta yer yer komiktir de ve detaylı olarak incelenmesi gerekiyor. Örneğin Bayezıd döneminde bir ara Bizans tekfuruna emir verilirdi ki o dönem Bizans Osmanlı'ya haraç ödemek zorundaydı ve denirdi ki şu kadar asker çıkart ve git şurayı fethet. Sonra da fethedilen yer gidilir ve tekfurdan alınır, iş kılıfına uydurulurdu ama aslında yapılan şey tam anlamıyla adamlara kendi toprağını kendisini fethettirmek ve ellerinden almaktı.

Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Tavsiye Edilen Sayfalar