25 Nisan 2016

Fatih Sultan Mehmed'in babası 2. Murad'ı ordunun başına davet etmesi


Fatih Sultan Mehmed'in babası 2. Murad'ı ordunun başına davet etmesi



"Eğer padişah sen isen ordunun başına geç, eğer padişah ben isem emrediyorum ordunun başına geç" 
Bu sözü duymayanımız yoktur sanırım. Hatta ben dahil eminim birçoğumuz vay be güce kudrete bak diye Fatih'e bir kez daha hayran olmuşuzdur. 

Başka bir konuyla ilgili araştırma yaparken bu sözün aslen nerede geçtiğini keşfettim ve haliyle merak ettim daha fazla araştırma yapma gereği hissettim. Araştırdığımda ise ilginç bir sonuç ile karşılaştım. Bu söz aslen Müneccimbaşı tarihi 1. ciltte aşağıdaki gibi geçmektedir ve bu hepimizin bildiği söz de aslen oradan gelmektedir. 

«Eğer sizler padişah iseniz memleketi ve tebaanızı kâfir hücumundan muhafaza için gelmeniz vacibdir. Eğer biz padişah isek Sultan’a itaat ve emrini yerine getirmek sizin üzerinize yine itaat ve emrini yerine getirmek sizin üzerinize yine vacibdir» 


Tam metin olarak ise o bahis şurada geçer; 


Murad Han’ın ordunun başına geçmek için davet edilmesi 


Sultan Mehmed durumdan haberdar olunca, devlet adamlarıyla istişarede bulundular. Vüzerâ ve ümerâ, Manisa’da bulunan babalarını çağırmalarının lü­zumlu olduğunu bildirdiler. Sultan Mehmed bir mektup yazarak küffârın büyük bir orduyla hücum ettiğini bildirdi ve babasını davet eyledi. Sultan Murad bu davete icabet etmedi. Bunun üzerine Sultan Mehmed «Eğer sizler padişah iseniz memleketi ve tebaanızı kâfir hücumundan muhafaza için gelmeniz vacibdir. Eğer biz padişah isek Sultan’a itaat ve emrini yerine getirmek sizin üzerinize yine vacibdir» şeklinde ikinci bir mektup gönderince, Sultan Murad çaresiz kalıp azimet buyurdular. Lâkin Frenk gemilerinden sekseni Gelibolu boğazını tuttuğundan buradan geçemeysp, Karadenizı’de İskender Boğazı denilen yerden geçmek için o tarafa teveccüh eylediler. Bu sırada Sultan Murad'ın geçmesine mani olan firenkleri def’ için bir mikdar askerle gelen Halil Paşa da Sultan’ın ordusuna iltihak etti ve karşı kıyıya geçildi 



Bilmeyenler için söyleyeyim, Müneccimbaşı tarihi 17. yüzyılda yazılmıştır. Dönemin kaynaklarına göz attım yani Fatih'in zamanında yazılmaya başlanan yerli ve yabancı kaynaklara baktığımda böyle birşey göremedim. Biraz daha etraflıca baktığımda da aynı sonuca ulaştım zira tarihçiler de aynı şeyi söylemekte yani bu söz Müneccimbaşı tarihinde geçiyor sadece ve ondan önce hiçbir yerde yok yani şuan bilindiği kadarıyla böyle bir sözün aslı astarı yoktur, sonradan uydurulmuş bir sözdür. 
İşin daha da ilginç tarafı ise bilindiği üzere 2. Murad tahtı oğluna bırakıyor ama o dönem bir haçlı seferi patlak veriyor ki mevzu bahis savaş da o zaten. Dönemi anlatan kaynaklarda ise tam tersi bilgiler geçmekte yani aslında 2. Murad komutan olarak savaşa geliyor fakat Fatih babasının gelmesini hiç istemiyor ve o dönem yanlış hatırlamıyorsam 16 yaşında olan Fatih'i, babası zar zor Edirne'de tutuyor. Fakat daha da ilginç olan tarafı ise 2. Murad savaşa komutan rütbesi ile gitmiştir sultan olarak değil. Malum, savaşlar sonrası fetihnameler hazırlanır ve o dönem komşu ülkelere gönderilen fetihnameler Fatih adına hazırlanarak Sultan Fatih, komutan Murad şeklinde yazılıp gönderiliyor. 
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Tavsiye Edilen Sayfalar